En Kaliteli Koyun Hangisi?
Bir sabah uyandım, kahvemi aldım, evin içinde devriye atıyorum (yani mutfağa gitmek için). Gözüm birden yansıyan güneş ışığını gördü. Ne demek istediğimi biliyorsunuz, hepimiz öyle bir sabah uyanıp camdan dışarıya bakınca “Bugün harika bir gün olacak!” deriz ya, işte öyle bir şey. O an aklıma bir soru takıldı: “En kaliteli koyun hangisi?”
Evet, doğru duydunuz. Koyun. Yani o yünlü, tüyleriyle ünlü, sürekli mışıl mışıl uyuyan, hani ne olduğunu tam olarak bilmediğimiz ama hayvanlar aleminin popüler üyelerinden olan koyunlardan bahsediyorum. Ama bu basit bir koyun tartışması değil. Şimdi derinlere inmeye, kaliteli koyun araştırması yapmaya başlıyorum. Koyun hakkında konuşmak da bana göre her zaman eğlencelidir, hele de içinde bulunduğumuz dönemde hayvanlar bile popüler kültürün bir parçası olabiliyorken!
Ama hadi, neyse ki tek başıma değilim. Siz de bana katılın ve gelin beraber bu koyun meselesini çözmeye çalışalım.
Koyun Seçmenin Püf Noktaları
Evet, bir koyun seçmeye karar verdik. Ama hangi koyun? Yani kaliteli koyun demek ne anlama geliyor? Her koyunun kendine özgü bir stili, bir havası var mı? Çevremdeki koyunlar arasında o ‘bence en kalitelisi bu’ diyen bir koyun var mı?
Aslında, kaliteli koyun dedikçe aslında bir yandan da hayatın anlamını sorgulamaya başlıyorum. İyi bir koyun nasıl olmalı? Hani biraz içsel bir soru da var burada, anlayabiliyor musunuz? Koyunların derinliklerinde sakladıkları bir bilinç, bir felsefi tavır var mı? Ama sonra şunu düşündüm: Belki de koyunların gerçek kalitesi sadece “yünleri”yle ilgili.
Koyunların Yünü, Yani Kaliteli Koyun Ne Demek?
Bir koyunun kalitesi bence kesinlikle yünüyle belirlenir. Mesela bir koyunun tüyü ne kadar inceyse, o kadar elit bir koyun demektir. Yani şunu söyleyebilirim ki, Bir koyunun ne kadar kaliteli olduğu, tüylerinin ne kadar yumuşak olduğuyla doğru orantılıdır.
Koyunun yünü olmalı, ama aynı zamanda o yünün bir dokunuşla sizi saracak kadar hassas, bir o kadar da ısırgan gibi olmamalı. Bazen böyle dertlerim olur, mesela bir gün koyun almak istesem, şu soruyu sorarım kendime: “Acaba bu koyun, yünüyle beni mutlu edebilir mi?”
Bunu bir de arkadaşlarımla konuşuyorum tabii.
“Ya, sen kaliteli koyun nedir diye soruyorsun ama bence bu kadar derin düşünme,” diyor biri.
“Hayır, hayır. Bunu ciddiye alıyorum,” diye yanıtlıyorum. “Kaliteli koyun gerçekten var mı?”
“Bence Koyunun Karakteri Önemli”
Bir arkadaşım daha farklı bir açıdan bakmaya başlıyor: “Ya, koyunun karakteri de önemli tabii. Mesela çok sakin, çok durgun bir koyun olabilir. Ama o, zamanla tembel bir koyuna dönüşür.”
Bu konuyu biraz tartışmaya başlıyoruz. Gerçekten de, koyunun kişiliği de önemli olabilir mi? Sadece yünüyle değil, davranışlarıyla da kalite farkı olabilir. Yani düşündüm, belki de koyunların da kişisel gelişim süreçleri vardır, kim bilir? Bir koyun yoga yapar mı? Belki bazı koyunlar daha çok meditasyon yaparak huzurlu olur ve bu yüzden yünü daha parlak olur. Hani günümüzün bence koyunları, içsel huzuru bulmuş koyunlar.
“Sen koyunları mı içsel huzura kavuşturuyorsun?” diye soruyor bir arkadaşım.
“Evet, koyunlar bir yogadan geçerse, yünleri de parlak olur,” diyorum, tabii bu sırada kendimle dalga geçiyorum.
Koyunun İmajı ve Çevresi
Bir koyun düşünün, ırkı belli değil, yünü de dökülmüş. Çevresi de sanki ona pek ilgi göstermiyor. Bu koyun nasıl kaliteli olabilir ki? Sonuçta bir koyun çevresiyle şekillenir, etrafındaki koyun sürüsünden de bir şeyler alır, değil mi? Benim tahminim, en kaliteli koyunlar, hep popüler koyunlardır. Onlar ortama hükmeder, sürüleriyle uyumlu, lider ruhludurlar.
Bir bakıyorsunuz, bu koyun ne kadar sakin ve huzurlu! Yani belki de kaliteli koyun olmak, gerçekten kendini tanımakla alakalıdır. Yani en kaliteli koyun olmak, sadece yünle ya da dış görüntüyle ilgili değil. Bu koyun kesinlikle özgüven sahibidir!
En Kaliteli Koyun Nerede?
Şimdi, size bir sır vereyim: En kaliteli koyun aslında o koyunun yaşam alanında, yani bir koyunun özbenliğini bulduğu ortamda belirir. Mesela İzmir’de o kadar çok koyun var ki! Ama benim favorim, Karşıyaka’da gezinen bir koyun var. O koyunun yürüyüşü bile farklı. Sanki bir modellik kariyerine adım atmış gibi.
Ben de düşündüm: Belki de en kaliteli koyun, kendine güvenen koyundur. Herkesin bakışlarını üzerine çeker ama o koyun yine de sakin, huzurludur.
“Koyun da ne ki, sen niye bu kadar kafaya takıyorsun?” diyor bir arkadaşım.
“Sana ne! Koyunlar da bizim gibi hayatı sorguluyor,” diyorum.
Sonra aklıma geliyor: “Gerçekten de koyunlar, o kadar da basit varlıklar değiller.” Belki bir koyunun içinde bir lider ruhu vardır. Belki bir koyun da bazı günler içsel yolculuğa çıkar ve sadece kendi yünüyle değil, içsel huzuruyla da kaliteli olur.
Koyunun Felsefesi
Sonunda bir sonuç çıkarmaya başlıyorum: Koyunlar, aslında bizim en saf halleriyle dünyayı algıladığımız haliyle özdeştirler. Onlar sadece dışsal olarak kalitelidirler değil, aynı zamanda içsel huzur ve dinginlikle de kaliteyi yansıtırlar.
Ve böylece bir cevap buluyorum: En kaliteli koyun, hem dışarıdaki yününden hem de içindeki huzurundan ödün vermeyen koyundur. Bu koyunun ne kadar yumuşak olduğu, ne kadar sakin olduğu ve çevresine nasıl liderlik yaptığı işte kaliteyi belirler. Çünkü kalite yalnızca dış görünüşle sınırlı değildir, her şeyin bir ruhu vardır. Koyunun ruhu da bir o kadar önemlidir.
Evet, bu yazıyı yazarken fark ettim: Hayat aslında böyle. Her şeyin bir derinliği, bir anlamı olabilir. Yeter ki doğru gözle bakmayı bilelim. Koyunlar da bu anlamın bir parçasıdır, bana göre!